Birleşik Arap Emirlikleri'nde süt ürünleri pazarının 2031'e kadar 3,28 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Global Food Week'de Türk ve Danimarkalı markaların yenilikçi ürünleri ve tüketici beklentileri masaya yatırıldı.
Abu Dabi'deki Global Food Week fuarının koridorlarında yürürken, her adımda karşınıza çıkan tek bir kategori var: süt ürünleri. Peynir, tereyağı ve fermente ürünler, son dönemde bu pazarda hiç olmadığı kadar fazla ilgi çekiyor. Bu durum tesadüf değil, arkasında sağlam bir büyüme verisi yatıyor. Mordor Intelligence verilerine göre, Birleşik Arap Emirlikleri süt ürünleri pazarı 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 2,53 milyar dolar değerinde.
Rapor, bu rakamın 2031 yılına kadar 3,28 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor. 2026 ile 2031 yılları arasında yıllık ortalama yüzde 4,45'lik bir büyüme oranı öngörülüyor. Bu artışın arkasındaki itici gücün, ülkedeki çeşitli expatriate nüfusu ve yerel üretimi teşvik eden 2051 Ulusal Gıda Güvenliği Stratejisi olduğu belirtiliyor. Dubai, toplam pazarın yaklaşık yüzde 40'lık payıyla en büyük paya sahip şehir konumunda.
Tüketicinin Yeni Beklentisi
Fuarda konuştuğum sergileyicilerin çoğu, Birleşik Arap Emirlikleri'ni sadece bir ihracat hedefi olarak değil, yıllardır tanıdıkları bir pazar olarak tanımlıyor. Ancak gözlemler, tüketici profilinin köklü bir değişim geçirdiğini gösteriyor. Bugünkü tüketici, markaları daha iyi tanıyor, yeni tatlara daha açık ve kalite için ödemeye daha istekli. Bu bilinçli talep, pazarın dinamiklerini doğrudan şekillendiriyor.
Pazarın en büyük kategorisi, toplam payın yaklaşık yüzde 40'ını oluşturan süt. Onu takiben gelen ikinci en büyük kategori ise peynir. Peynirdeki bu yükselişin başlıca nedeni, yiyecek ve içecek sektörünün artan talebi ile tüketicilerin el yapımı ve zanaatkâr çeşitlere gösterdiği ilgi. Yoğurt ise sağlık bilincinin artmasıyla birlikte en hızlı büyüyen kategorilerden biri olarak öne çıkıyor. Ayrıca, ülkedeki çok sayıda expatriate topluluğa uyarlanmış ürünlere olan talep de istikrarlı bir şekilde yükseliyor.

Danimarka'nın 100 Yıllık Sadakati
Danimarka süt endüstrisi, fuara üye şirketlerin ihracat beklentileriyle katılıyor. Danimarka Süt Kurulu Dış Ticaret Pazarlama Müdürü Lars Witt Jensen, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Danimarkalı şirketler için hiç de yabancı bir pazar olmadığını vurguluyor. Lurpak markası bölgede 50 yılı aşkın süredir satılıyor ve Puck da ev hanımları tarafından iyi bilinen bir isim. Danimarka tereyağının kremamsı ve yuvarlak tadı, birçok ailenin mutfağındaki referans noktası haline gelmiş durumda.
Jensen, tüketicilerin Danimarka süt ürünlerini tanıdığını ve kalitesi için ödeme yapmaya hazır olduklarını belirtiyor. Bu durum, yüksek fiyatlı premium ürünler için de geniş bir alan bırakıyor. Danimarka süt ürünlerini ayıran farkın ne olduğunu sorduğumda, mütevazı bir yanıt veriyor: “Farklı olduğunu bilmiyorum, ama tutarlı kalite için 100 yılı aşkın bir geleneğimiz var. Lurpak'ı satın aldığınızda, bir yıl önce aldığınızla aynı ürünü alırsınız.” Bu tutarlılık, güvenin en somut göstergesi olarak öne çıkıyor.

Türk Lezzetinin Yerel Dokunuşu
Bu pazarda Türk markalarının varlığı da oldukça güçlü. Pınar markası, hem Türkiye'den ürün getiriyor hem de yerel üretimle tüketicilere ulaşıyor. Özellikle labneh gibi fermente ürünlerde, yerel damak zevkine uygun daha kremamsı ve zengin bir dokuya sahip ürünler geliştiriliyor. Bu yaklaşım, global standartları yerel beklentilerle harmanlayan başarılı bir strateji olarak öne çıkıyor.
Sürdürülebilirlik konusu da masada önemli bir yer tutuyor. Danimarka üreticileri, tüketicilerin çevreye duyarlı bir şekilde üretilen ürünleri tercih etmek istediğinin farkında. Bu nedenle, ürünlerin çevreye saygılı bir üretim sürecinden geçtiğini vurgulamak, pazarlama stratejilerinin vazgeçilmez bir parçası haline geliyor. Kalite ve sürdürülebilirlik ikilisi, yeni nesil tüketici için ayrılmaz bir bütünü oluşturuyor.

Pazarın Gelecek Yüzü
Birleşik Arap Emirlikleri süt ürünleri pazarı, sadece büyüklüğüyle değil, çeşitliliğiyle de dikkat çekiyor. Sütten peynire, yoğurttan tereyağına kadar geniş bir yelpazede, hem geleneksel hem de modern beklentilere cevap veren ürünler öne çıkıyor. Pazarın geleceği, yerel üretimin artırılması ve expatriate toplulukların özel ihtiyaçlarına yönelik ürün geliştirme yatırımlarına bağlı.
Tüketicilerin bilinçli hale gelmesi, markaların sadece fiyatla değil, hikayesi, kalitesi ve sürdürülebilirlik anlayışıyla yarışmasını gerektiriyor. Danimarka'nın tutarlılığı, Pınar'ın yerel dokunuşu ve genel pazardaki yenilikçi yaklaşım, bu bölgede süt ürünlerinin sadece bir gıda kategorisi olmaktan çıkıp, bir yaşam tarzı ve kültürel deneyim haline geldiğini gösteriyor. 2031'e kadar beklenen büyüme, bu trendin sadece bir başlangıç olduğunu kanıtlıyor.
Sık sorulan sorular

Keep subscribing to Sibel YavuzHer next filing reaches you the moment it publishes, on her own subdomain.
Subscribe
