Türkiye, savunma sanayisi altyapısıyla dünyanın yakından takip ettiği bir ülke konumunda bulunuyor. Sektörün öncü kuruluşlarından TUSAŞ, son dönemde özellikle Hürjet ve Hürkuş ile çok sayıda ülkenin ilgisini çekti. Bu ilgi, Türk havacılık sanayisinin geldiği noktayı gözler önüne serdi. İki uçak, ihracat potansiyeliyle de dikkat çekmeye devam ediyor.
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamalarını, Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği'nde düzenlenen Yükselen Türkiye'nin Havacılık ve Savunma Teknolojisi konferansında yaptı. Demiroğlu, burada Hürjet'e yönelik artan ilgiyi değerlendirdi. Söz konusu ilgi, hem Türkiye hem de diğer ülkeler açısından öne çıkıyor.
Demiroğlu, Hürjet'in teslimat takvimine ilişkin de bilgi paylaştı. Sözleşme gereği, önümüzdeki seneden itibaren Türk Hava Kuvvetleri'ne teslimatların başlaması gerekiyor. Bir sonraki seneden itibaren ise İspanya Hava Kuvvetleri'ne teslimatların yapılması planlanıyor. Bu takvim, projenin uluslararası boyutunu da ortaya koyuyor.
Genel Müdür, Hürjet'in yanı sıra Hürkuş eğitim uçağındaki son durumu da aktardı. Demiroğlu'nun ifadesine göre, Hürkuş'ta ilk kabuller yapılmış oluyor. Bu aşama, uçağın geldiği olgunluk seviyesini gösteriyor. Eğitim uçağı, projenin önemli bir ayağını oluşturmaya devam ediyor.
Demiroğlu, Hürkuş'un başarılı bir ürün olacağına dair inancını da dile getirdi. İlginin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayacağını, dost ve müttefik coğrafyalardan başlayarak diğer ülkelere de yayılacağını belirtti. Hava Kuvvetleri beğenirse bütün dünyanın beğeneceği sözleriyle bu beklentisini özetledi. Bu yaklaşım, ürünün ihracat hedeflerini de yansıtıyor.
TUSAŞ'ın rolü yalnızca savunma projeleriyle sınırlı değil. Demiroğlu, kuruluşun küresel havacılık sanayisindeki konumuyla da öne çıktığına dikkat çekti. Şirket, bu alanda kendine önemli bir yer edinmiş durumda. Bu konum, TUSAŞ'ın faaliyet alanını savunmanın ötesine taşıyor.
Genel Müdür, TUSAŞ'ın küresel tedarik zincirindeki yerini de anlattı. Kuruluşun birinci seviye, yani TIER 1 tedarikçi konumunda olduğunu belirtti. Hatta bazı komponentlerde neredeyse tek tedarikçi olduklarını vurguladı. Demiroğlu'na göre bu durum, hem sivil havacılıkta hem de havacılığın diğer alanlarında kapasite artışını ve büyümeyi gerektiriyor.
