Uzun süredir kuraklıkla anılan Akşehir Gölü, yağışlı dönemin ardından yeniden su tuttu. Göl, son yıllarda yeterli yağış alınamaması nedeniyle çorak araziye dönmüştü. Bölgeye düşen yağışlarla birlikte gölde yeniden su birikmeye başladı. Bu gelişme, uzun süredir kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olan göl için önemli bir umut oldu.
Akşehir Gölü, Afyonkarahisar ve Konya sınırları içinde yer alıyor. Yaklaşık 350 kilometrekarelik bir alana sahip olan göl, hatırı sayılır bir büyüklüğe sahip. Ancak kuraklık nedeniyle göl, haritadan silinme noktasına gelmişti. Suyun çekilmesiyle birlikte geniş alanlar çorak araziye dönüşmüştü.
Gölün yeniden su tutmasında bölgeye düşen yoğun yağışlar etkili oldu. Edinilen bilgilere göre yağışlar, mevsim normallerinin iki katına çıktı. Bu yağışlar, kurumaya yüz tutmuş göl için adeta bir can suyu niteliği taşıdı. Böylece gölde su seviyesi kayda değer biçimde yükseldi.
Gölde biriken suyun derinliği de dikkat çekti. Yapılan gözlemlere göre su derinliği yer yer 1 metreye kadar ulaştı. Bu durum, gölün ne kadar su tuttuğunu somut biçimde ortaya koydu. Suyun yükselmesi, bölgedeki doğal yaşam için olumlu bir tablo oluşturdu.
Suların yükselmesiyle birlikte bölgedeki canlı yaşamı da hareketlendi. Uzun süredir civarda görülmeyen kuş türleri yeniden yuvalarına dönmeye başladı. Bu kuşların geri dönüşü, göldeki ekosistemin canlanmaya başladığının bir işareti oldu. Doğal yaşamın yeniden filizlenmesi, bölgede olumlu karşılandı.
Gölün bu denli su tutması uzun bir aradan sonra gerçekleşti. Edinilen bilgilere göre 20 yıldır gölde böyle bir dolgu yaşanmamıştı. Geçmiş yıllarda zaman zaman bir miktar su birikse de bu seviyeye ulaşılamamıştı. Bu nedenle son yağışların ardından oluşan tablo, bölgede uzun süredir görülmemiş bir manzara oldu.
Akşehir Gölü, aynı zamanda kültürel bir hafızaya da sahip. Göl, halk arasında Nasrettin Hoca'nın maya çaldığı yer olarak biliniyor. Bu yönüyle göl, sadece doğal değil kültürel açıdan da bölge için ayrı bir öneme sahip. Suyun yeniden yükselmesi, hem doğa hem de bu kültürel hafıza açısından olumlu bir gelişme olarak görüldü.
