Elazığ'da yaşayan ve uzun yıllardır bir el sanatını yaşatan bir usta, emeğiyle dikkat çekiyor. TRT Haber'in aktardığına göre, 81 yaşındaki bakır rölyef sanatçısı Harun Taşdemir, tam 54 yıldır bakıra şekil veriyor. Yarım asrı aşan meslek hayatı boyunca, kendi ifadesiyle sayısız esere imza attı.
Aktarılan bilgilere göre, Harun Taşdemir kendisini bakır rölyef sanatçısı olarak tanımlıyor. Usta, neden bakırı tercih ettiğini anlatırken, bakırın işlenmesi daha kolay ve daha yumuşak bir malzeme olduğu için bu metal üzerine çalıştığını belirtiyor. Bu tercih, onun uzun yıllar boyunca bu alanda üretim yapmasını da kolaylaştırdı.
TRT Haber'in aktardığına göre, Taşdemir'in üretim alanı yalnızca küçük eserlerle sınırlı kalmadı. Usta, meslek hayatı boyunca çeşitli kurumların duvarları için büyük duvar kompozisyonları hazırladı. Ürettiği bu eserlerle büyük takdir ve iltifat gördüğünü ifade ediyor.
Aktarılan bilgilere göre, Harun Taşdemir bu yaşına rağmen üretmeye ara vermeden devam ediyor. Atölyesinde çalışmalarını sürdüren usta, kendisi için boş durmanın söz konusu olmadığını belirtiyor. 81 yaşında olduğunu hatırlatan Taşdemir, bu işi ölünceye kadar sürdürmeye kararlı olduğunu söylüyor.
TRT Haber'in aktardığına göre, ustanın en büyük endişesi ise bu sanatın geleceği. Atölyesindeki üretimini sürdüren Taşdemir, bakır rölyef sanatını devam ettirecek bir çırak bulmakta zorlanıyor. Bu durumu, kendisi için bir yara olarak nitelendiren usta, bugüne kadar kimseyi yetiştirmenin nasip olmadığını dile getiriyor.
Aktarılan bilgilere göre, bu sanatın öğrenilmesi de belirli yetenekler gerektiriyor. Harun Taşdemir'e göre, bakır rölyef sanatını sürdürebilecek bir kişinin öncelikle ileri derecede resim bilgisine ve el becerisine sahip olması gerekiyor. Usta, bu nedenle sıradan herkesin bu işi yapamayacağını vurguluyor.
TRT Haber'in aktardığına göre, Harun Taşdemir'in hikayesi, geleneksel el sanatlarının karşı karşıya olduğu bir gerçeği de gözler önüne seriyor. Yarım asrı aşkın süredir bakıra şekil veren ustanın çırak arayışı, bu tür sanatların gelecek nesillere aktarılması konusundaki zorlukları da hatırlatıyor.
