Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara'da katıldığı bir programda tamamen yerli imkanlarla geliştirilen kalp akciğer makinesini tanıttı. Bakan, cihazı tarihi bir başarı ve bir dönüm noktası olarak nitelendirdi ve makinenin yaklaşık 100 bin saatlik bir emeğin ürünü olduğunu vurguladı.
Memişoğlu, yerli kalp akciğer makinesinin mühendislerin, hekimlerin ve çalışma arkadaşlarının ortak iradesiyle ortaya çıktığını belirterek cihazın tamamen öz kaynaklarla geliştirildiğini söyledi. Bakana göre makine, tasarımı, donanımı ve yazılımıyla üç ayrı alanda ödüle sahip bir cihaz olarak öne çıkıyor.
Bakan, yerli hasta başı monitörleri, hemodiyaliz ve anestezi cihazı projelerinde sona yaklaşıldığını aktardı. Ayrıca yapay zeka destekli endoskopik kapsül görüntüleme cihazı üzerindeki çalışmaların başarıyla sürdürüldüğünü ifade etti.
Memişoğlu, yerli renkli Doppler ultrason cihazı için geliştirme ve seri üretim sözleşmesinin imzalandığını duyurdu. İlk etapta yıllık 700 cihaz ve üç farklı özellikte ilk 2 bin 500 ultrason probunun üretileceğini söyledi.
Hematoloji alanında yapay zeka destekli, uzaktan tanı ve dijital değerlendirme imkanı sağlayan yerli mantiskop cihazının seri üretimine başlandığını belirten Bakan, mikrodalga meme kanseri tarama ve teşhis sisteminde cihaz geliştirme süreçlerinin tamamlandığını, ilk cihazların kanser erken teşhis merkezlerinde kullanılmaya başlanacağını kaydetti.
Aşı üretimine de değinen Memişoğlu, yerli üretim hepatit A aşısının sahada kullanıma başlandığını açıkladı. Bakan, kurumların çağrısıyla 13 aşıyı üretebilir hale gelmeyi hedeflediklerini söyledi.
Bakan, iki yılda 5 binin üzerinde yenilikçi proje başvurusu alındığını ve üniversiteler ile şehir hastanelerinde kurulan 25 teknoloji transfer ofisi aracılığıyla araştırmanın sanayiyle buluşturulduğunu belirtti. Son bir yılda kamu tıbbi cihaz alımlarında yerli üretim oranının yüzde 24'ten yüzde 31'e çıkarıldığını ifade etti.
Memişoğlu, tıbbi cihaz ihracatının ithalatı karşılama oranının yaklaşık 20 puanlık artışla yüzde 43'e yükseldiğini söyledi. Bakan, özel sektörün üreten sağlık vizyonunun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek fikrin laboratuvarda doğmasından ürüne dönüşüp hastaya ulaşmasına kadar geçen tüm sürecin devlet güvencesiyle desteklendiğini vurguladı.
