Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2025 Sağlık Araştırması sonuçları, kadın sağlığına ilişkin dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu. Verilere göre 40 yaş üzeri kadınların yüzde 42,4'ü hayatında hiç mamografi çektirmedi. Uzmanlar bu oranı oldukça yüksek olarak değerlendirdi ve erken teşhisin önemine dikkat çekti.
Sağlık uzmanları, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu hatırlattı. Buna karşın hastalığın erken saptandığında tamamen tedavi edilebildiğini vurguladılar. Bu nedenle düzenli taramaların ve erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığı belirtildi.
Uzmanlara göre kadınların mamografiden kaçınmasının başlıca nedenleri çoğunlukla yanlış bilgilere dayanıyor. Bu kaygılardan biri cihazların yaydığı radyasyona ilişkin endişe. Ancak yeni cihazların daha düşük radyasyonla çalıştığı ve meme dokusuna uygun plakalar kullanıldığı ifade edildi.
Bir diğer yaygın çekince ise işlemin acı vereceği yönündeki inanış. Uzmanlar, yeni teknolojiyle birlikte mamografi sırasında hissedilen rahatsızlığın azaldığını belirtti. Bu nedenle kadınların duydukları doğru olmayan bilgiler yüzünden taramadan uzak durmamaları gerektiği vurgulandı.
Hayatında ilk kez mamografi çektiren 70 yaşındaki bir kadın da deneyimini paylaştı. Geçmişte işlemin çok acıttığının söylendiğini, ancak teknolojinin ilerlemesiyle hiçbir acı hissetmediğini anlattı. Daha önce çektirmediği için pişman olduğunu belirterek, çektirmemiş olan herkesi taramaya davet etti.
Uzmanlar, Türkiye'de meme kanseri taramalarının ücretsiz olarak yapılabildiğini hatırlattı. Belirli yaş aralığındaki kadınlara iki yılda bir ücretsiz tarama programları sunuluyor. Vatandaşların kendilerine yakın merkezlere başvurarak randevu alabildikleri, gerekli görülmesi halinde ileri görüntüleme yöntemlerine yönlendirildikleri belirtildi.
Sağlık uzmanları, erken teşhisin meme kanseriyle mücadelede en önemli unsur olduğunun altını çizdi. Daha fazla kadının tarama programlarına katılması yönünde çağrı yaptılar. Verilerin ortaya koyduğu yüksek oranın, farkındalık çalışmalarının önemini bir kez daha gösterdiği değerlendirildi.
