Türk Kızılay'a ilişkin önemli bir yasal düzenleme Meclis sürecinde ilerledi. TRT Haber'in aktardığına göre, AK Parti'nin hazırladığı 9 maddelik Türk Kızılay Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçişleri Komisyonu'nda kabul edildi. İhtiyaç duyulan alanlara yönelik düzenlemeleri içeren teklifin önümüzdeki günlerde TBMM Başkanlığı'na sunulması bekleniyor.
Aktarılan bilgilere göre, düzenleme bir ilki barındırıyor. Türk Kızılay'ın görev ve yetkileri ilk kez müstakil bir kanunla düzenleniyor. Bu kapsamda Kızılay'ın görev, yetki, mali konuları ile hak ve muafiyetleri de ilk kez ayrı bir kanun çerçevesinde ele alınmış olacak.
TRT Haber'in aktardığına göre, teklif afet ve acil durumlarda önemli bir kolaylık getiriyor. Düzenlemeyle, afet ve acil durumlarda stratejik ürünler Kızılay iştiraklerinden ihalesiz temin edilebilecek. Böylece kritik malzeme ve hizmetler, zaman kaybı olmadan doğrudan alınabilecek.
Aktarılan bilgilere göre, düzenleme Kızılay'ın statüsünü de yasal zemine taşıyor. Türk Kızılay'ın milli cemiyet statüsü kanunla teyit edilecek. Ayrıca, uluslararası Kızılay-Kızılhaç ağından Türkiye'ye gelecek yardımları kabul etmede tek yetkili kuruluş Kızılay olacak.
TRT Haber'in aktardığına göre, teklif sahadaki personeli de gözetiyor. Olağanüstü dönemlerde, yani afet, savaş ve çatışma zamanlarında Kızılay faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere bölgede görev alan personele nakdi tazminat ödenecek. Bu yönüyle Türkiye'nin savaş bölgelerindeki insani yardım eli de güçlendirilmiş olacak.
Aktarılan bilgilere göre, düzenleme Kızılay'a yeni bir hukuki rol de tanımlıyor. Buna göre Kızılay; savaş esirlerinin ziyareti, kayıpların araştırılması ve esir değişimlerinde yasal aracı kuruluş olarak görev yapabilecek. Bu görevler, uluslararası insancıl hukukun temel alanları arasında yer alıyor.
TRT Haber'in aktardığına göre, düzenleme uluslararası insancıl hukuk tartışmalarının arttığı bir döneme denk geldi. Bu çerçevede, 1864 yılında imzalanan Cenevre Sözleşmeleri'ne atıf yapıldı ve bu tür mevzuatların yenilenmesinin, bir anlamda devletlere yükümlülüklerinin yeniden hatırlatılması anlamına geldiği ifade edildi.
