TİKA'nın desteğiyle Türk bilim insanlarının Moğolistan'da yürüttüğü arkeolojik kazılar, Türklerin geçmişine dair bilinenleri değiştirecek sonuçlar ortaya koyuyor. Çalışmalardan elde edilen bulgular, Türklerin bilinenden yaklaşık 100 yıl önce şehir kurup tarım yapmaya başladığını gösteriyor ve bu yönüyle Türk tarihinin yeniden yazılmasına kapı aralıyor.
Kazılar, Orhun yazıtlarında da adı geçen kayıp şehir Togubalık'ta sürdürülüyor. Moğolistan topraklarında bulunan bu antik yerleşimde üç yıldır titiz bir kazı çalışması yürütülüyor. Çalışmayı, alanında uzman ekiplerle Yeni Kültür Miras Enstitüsü gerçekleştiriyor ve her sezon elde edilen veriler tabloyu biraz daha netleştiriyor.
Bu yılki kazı sezonunda ulaşılan buluntular, çalışmanın seyrini güçlendiren nitelikte oldu. Togubalık'ta yapılan araştırmalarda bir su kanalı ile çok sayıda tohum gün yüzüne çıkarıldı. Bu iki bulgu, bölgede tarımsal faaliyetin ve yerleşik bir düzenin varlığına işaret eden en somut kanıtlar arasında değerlendiriliyor.
Bulguların en dikkat çekici yönü, Türklerin yerleşik hayata geçiş tarihine dair yerleşik kabulleri sarsması. Uzun süre konar göçer bir toplum olarak tanımlanan Türklerin, aslında bilinenden çok daha erken bir dönemde yerleşik hayata ve tarıma yöneldiği ortaya çıkıyor. Kazı, bu geçişi yaklaşık 100 yıl geriye taşıyor.
Su kanalı ve tohum gibi buluntular, sadece tek tek nesneler olarak değil, bir arada değerlendirildiğinde anlam kazanıyor. Tarıma dayalı bir üretim ve suyun yönetildiği planlı bir yerleşim, göçebe yaşamın ötesinde örgütlü bir toplumsal yapıya işaret ediyor. Bu da Türklerin şehir kurma geçmişini yeniden düşünmeyi gerektiriyor.
Orhun yazıtlarındaki referans, Togubalık'ı yalnızca bir kazı alanı olmaktan çıkarıp yazılı tarihle doğrudan bağı olan bir merkez haline getiriyor. TİKA'nın desteğiyle sürdürülen üç yıllık çalışmanın bu yılki verileri, önümüzdeki dönemde Türk tarihine dair yeni değerlendirmelerin yapılabileceğinin de işareti olarak görülüyor.
