İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin iştiraklerinde yürütülen toplu iş sözleşmesi süreci tıkanınca işçiler bir kez daha iş bıraktı. Eylem, belediyenin iştirakleri İZDOĞA, İZSU ve İZULAŞ'ta çalışan toplam 4100 işçiyi kapsıyor. Görüşmelerden uzlaşı çıkmaması üzerine iş bırakan çalışanlar, taleplerini dile getirmek için belediyeye doğru yürüyüşe geçti.
Sürecin son aşamasında belediye yetkilileri ile sendika temsilcileri bir kez daha bir araya geldi, ancak bu görüşmeden de uzlaşma çıkmadı. Bunun ardından işçiler eylem yürüyüşünü başlattı. Sendika, sözleşmelerin masada sonuçlanması için çaba gösterdiğini, ancak büyükşehir bürokratlarının uzlaşmaz tutumunun süreci tıkadığını ve sonuçsuz bıraktığını öne sürdü.
Toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, belediye iştiraki İZDOĞA ve İZSU'da çalışan 3300 işçi ile İZULAŞ'ta görevli 800 işçiyi kapsıyordu. İşçilerin talepleri ise CHP'li belediye tarafından kabul edilmedi. Çalışanlar, bu süreçte kazanılmış haklarının gasp edilmeye çalışıldığını ileri sürerek tepki gösterdi.
İşçiler, taleplerinin aslında basit olduğunu vurguladı. Çalışanlar, bugüne kadar TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranında bir zam talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin karşılık bulmadığını dile getirdi. Ücret başlığındaki bu uzlaşmazlık, görüşmelerin kilitlenmesinde belirleyici oldu.
Çalışanlara göre süreçte en çok tıkanılan konulardan biri de çalışma düzenine ilişkin oldu. İşçiler, pazar günü olan hafta tatilinin hafta içine çekilmeye çalışılmasının en önemli anlaşmazlık noktalarından biri olduğunu belirtti. Bu başlık, ücret ve sosyal haklarla birlikte masadaki krizi derinleştiren konular arasında yer aldı.
Sürecin bundan sonraki seyri iştiraklere göre farklılaştı. İZDOĞA ve İZSU'da toplu iş sözleşmesi süreci Yüksek Hakem Kurulu'na taşındı. İZULAŞ'ta ise 60 günlük grev süreci başladı. Böylece İzmir Büyükşehir Belediyesi'ndeki toplu sözleşme krizi, hem bağlayıcı bir kurul kararını hem de fiili bir grev sürecini aynı anda gündeme taşımış oldu.
