Van'da üniversite öğrencisi Rojin Kabayış'ın şüpheli ölümüne ilişkin uzun süredir devam eden soruşturmada kritik bir karar verildi. Aktarılan bilgilere göre, genç kadının suda boğulup boğulmadığının, bir başka deyişle denizde mi boğulduğunun yoksa suya mı atıldığının belirlenmesi amacıyla yeni bir test yapılmasına karar verildi. Bu adım, ölümün gerçek nedeninin aydınlatılması açısından soruşturmanın kilit aşamalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Olayın geçmişi, Türkiye kamuoyunun uzun süredir yakından takip ettiği bir dosyaya dayanıyor. Aktarılan bilgilere göre Rojin Kabayış, 27 Eylül 2024'te Van'da kaybolmuş ve kaybolmasından 18 gün sonra cansız bedenine ulaşılmıştı. Genç kadının ölümüne ilişkin şüpheli ölüm soruşturması o günden bu yana sürüyor ve dosyadaki pek çok soru işareti henüz tam olarak yanıtlanabilmiş değil.
Yeni kararın merkezinde, ailenin talep ettiği bir bilimsel inceleme yöntemi bulunuyor. Aktarılan bilgilere göre aile, kızlarının suda boğulup boğulmadığının kesin biçimde ortaya konulması amacıyla diyatom testi yapılmasını talep etti. Bu test, ölümün suda boğulma kaynaklı olup olmadığını belirlemeye yönelik olarak soruşturmada başvurulacak yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.
Yetkililer, testin sonuç vermemesi ihtimaline karşı bir seçeneği de gündemde tutuyor. Aktarılan bilgilere göre, yapılacak diyatom testinin kesin bir sonuca ulaşmak için yeterli olmaması durumunda, mezar açma işleminin gündeme gelebileceği belirtildi. Böylece soruşturmanın, ölümün nedenini netleştirmek için gerekirse ileri adımların da atılabileceği bir çerçevede yürütüldüğü ifade edildi.
İnceleme yalnızca tıbbi testlerle sınırlı kalmayacak. Aktarılan bilgilere göre, ailenin talebi doğrultusunda Rojin Kabayış'ın kaybolduğu andan cansız bedeninin bulunduğu güne kadar geçen 18 günlük süre zarfında Van Gölü'ndeki tüm tekne, yat ve küçük gemiler incelemeye alınacak. Bu geniş kapsamlı çalışmayla, söz konusu dönemde gölde bulunan deniz araçlarının tek tek mercek altına alınması hedefleniyor.
Deniz araçlarına yönelik incelemede teknik kayıtlara özel önem verilecek. Aktarılan bilgilere göre bu araçların GPS ve kamera kayıtları titizlikle incelenecek. Ayrıca tekne sahipleri ile bu araçlarda görev yapan personelin DNA örneklerinin alınacağı, böylece söz konusu kişilerle olay arasında herhangi bir bağ bulunup bulunmadığının araştırılacağı belirtildi.
Soruşturma, iletişim kayıtlarının taranmasını da kapsıyor. Aktarılan bilgilere göre, olayın yaşandığı döneme ilişkin baz istasyonu kayıtları geriye dönük olarak taranacak ve bölgedeki telefon sinyal hareketliliği ayrıntılı biçimde değerlendirilecek. Bu yöntemle, kritik günlerde bölgede kimlerin bulunduğuna dair daha net bir tablo elde edilmesi amaçlanıyor.
Dosya kapsamında dijital platformlara da başvurulacak. Aktarılan bilgilere göre soruşturma çerçevesinde Türkiye'deki Meta temsilciliğine resmi bir yazı gönderilerek, Rojin'in kaybolduğu bölgedeki tüm sosyal medya platformu hareketliliğinin incelenmesi istenecek. Ailenin talepleri doğrultusunda genişletilen bu çok yönlü çalışmayla, gencin şüpheli ölümünün ardındaki gerçeğin ortaya çıkarılması hedefleniyor.
