Türkiye'de yerli ve yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi artarken, hidroelektrik enerji üretimi mayıs ayında rekor kırdı. TRT Haber'in aktardığına göre, elektrik üretiminde yerli kaynakların payı geçen ay yüzde 85 ile tarihi seviyelere ulaştı. Yenilenebilir enerjinin toplam üretimdeki payı ise yüzde 72'yi aştı.
Üretimdeki bu artışta, bahar aylarında artan yağışların önemli rol oynadığı belirtildi. Yağışların yükselmesiyle birlikte barajlardaki su seviyesinin artması, hidroelektrik santrallerin daha yüksek kapasiteyle çalışmasına imkan tanıdı. Böylece suyun gücünden elde edilen elektrik üretimi rekor seviyeye çıktı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, gelişmeyi sosyal medya hesabından değerlendirdi. Bayraktar, bu başarının lokomotifi olan hidroelektrik santrallerin 12 milyar kilovatsaate yakın üretimle yeni bir rekora imza attığını belirtti. Bakan, böylece toplam elektrik üretiminin yüzde 43'ten fazlasının suyun gücünden karşılandığını vurguladı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, mayıs ayında aylık toplam elektrik üretimi 27 milyar kilovatsaati aştı. Aynı dönemde yenilenebilir kaynaklı üretimde tarihi seviyeler görüldü. Mayısta toplam üretim içinde yerli üretimin payı yüzde 85'e, yenilenebilir kaynaklı üretimin payı da yüzde 72,3'e yükseldi.
Yetkililer, ülkenin enerji potansiyelini değere dönüştürerek yerli ve yenilenebilir kaynakları en verimli şekilde değerlendirmeyi ve enerjide dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflediklerini ifade etti. Bu kapsamda Türkiye'nin, 2035 yılında 120 bin megavatlık yenilenebilir enerji kurulu gücü hedefine ulaşmak için çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.
Küresel ölçekte de yenilenebilir enerji kapasitesi hızla büyüyor. Geçen yıl dünyada toplam kurulu güç 5,15 teravata çıkarak 2030 için hedeflenen 11,17 teravatlık temiz enerji kapasitesinin yarısına yaklaştı. Bu dönemde güneş enerjisi 511 gigavatlık kapasiteyle ilk sırada, rüzgar enerjisi ise 159 gigavatla ikinci sırada yer aldı.
Güneş ve rüzgar enerjisi, geçen yıl yaşanan yenilenebilir enerji büyümesinin yüzde 97'sini oluşturdu. Ulaşım, sanayi, binalar ve dijitalleşme alanlarında enerji talebinin hızla arttığı belirtilirken, güneş panelleri ve rüzgar türbinlerinin birçok ülkede yeni fosil yakıt santrallerinden daha düşük maliyetli hale gelmesiyle yatırımların bu alanlara kaydığı ifade edildi.
