TBMM’de görüşülecek yeni yasa teklifi, Booking.com başta olmak üzere yabancı dijital konaklama platformlarına Türkiye'de faaliyet izni veriyor. Komisyon oranı yüzde 17'ye düşüyor, yerli acentalar ise bu hamleyi sert bir dille eleştiriyor.
6 Ekim 2026 sabahı, Ankara'daki TBMM binasının koridorlarında turizm gündemi bambaşka bir tona büründü. Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu, yıllardır beklenen 'Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu'nu masaya koydu. Booking.com'un Türkiye'deki vatandaşlara kapalı olmasıyla sonuçlanan 2017 süreci, bu komisyon görüşmesiyle birlikte resmen sona erme aşamasına geliyor. Artık Türk vatandaşları, yurt içi otel rezervasyonlarını doğrudan yabancı platformlar üzerinden yapabilecek.
Bu gelişme, sektördeki dengeyi kökünden sarsacak cinsten. Çünkü yalnızca Booking değil; Expedia, Fliggy ve Airbnb gibi dev isimlerin Türkiye'deki faaliyetlerine ilişkin yeni kurallar da aynı pakette yer alıyor. Platformlar bakanlıktan izin belgesi almak, ülkede temsilci bulundurmak ve ilanlardaki konaklama işletmelerinin belge bilgilerini doğrulayarak ilanlarda göstermek zorunda kalacak. Ancak asıl tartışma, maliyet kalemlerinin ne olacağı etrafında dönüyor.
Komisyon Sınırı: 25'ten 17'ye
Yerli acenteler şu an otel satışlarında yüzde 25'e varan komisyon oranlarıyla çalışıyor. Yeni yasa teklifi ise bu rakamı dramatik bir şekilde aşağı çekiyor. Teklife göre, yabancı dijital konaklama platformları tarafından hizmet bedeli üzerinden alınacak tüm kesintiler ve komisyonlar, KDV hariç olmak üzere satış fiyatının yüzde 17'sini geçemeyecek. Bu oran, sektördeki fiyat rekabetini doğrudan etkileyecek bir hamle olarak görülüyor.
Sektör temsilcileri bu durumun ilk etkisinin otel fiyatlarında düşüş olacağını iddia ediyor. Ancak aynı kaynaklar, birkaç yıl içinde bu düşük komisyonlu yabancı platformların piyasada tekelleşme riski taşıdığı konusunda uyarıyor. Yani bugün ucuzlayan oda fiyatı, yarın piyasa yapısının değişmesiyle birlikte farklı bir dinamiğe bürünebilir. Tüketici ne zaman ne görecek, bunu zaman gösterecek ama teklifin ruhunda şu an bir fiyat avantajı beklentisi var.

Yerli Acentaların Tepkisi
Bu düzenleme, Türk Turizm Acenteleri Birliği (TÜRSAB) nezdinde büyük bir tepkiyle karşılandı. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, 5 Ekim'deki basın toplantısında teklifi sert bir dille eleştirdi. Bağlıkaya, yabancı platformların Türkiye'de şirket kurmadan ve yerli acentelerin aynı yükümlülüklerini üstlenmeden faaliyet gösterebileceğini, bunun da yerli acenteleri dezavantajlı konuma düşüreceğini savundu.
Bağlıkaya, düzenlemenin turist sayısını artıracağı yönündeki görüşlere de karşı çıktı. Yabancı platformların zaten yurt dışından Türkiye'deki otellere rezervasyon kabul ettiğini hatırlatan başkanı, asıl değişikliğin yurt içi pazara açılma olduğunu vurguladı. Bu durumun, komisyon ödemelerinin yurt dışına akışını artıracağı ve yerli acentelerin kapanma riskiyle karşı karşıya kalacağına dikkat çekti. Sektörün yerli aktörleri için bu, varoluşsal bir tehdit olarak okunuyor.

Tüketici Hakları ve Temsilci Meselesi
Tüketici Hakem Heyetleri ve TÜKONFED gibi kuruluşlar ise farklı bir noktaya parmak basıyor. TÜKONFED Turizm Komisyonu Başkanı Mehmet Gem, platformların yalnızca bir temsilci bulundurunun yeterli olmayacağını savunuyor. Gem'e göre, iptal talepleri, oda anlaşmazlıkları veya haksız kesintiler gibi durumlarda tüketiciye etkili bir tazminat veya çözüm sağlanamayabilir.
Başlıca endişe, platformların kendilerini sadece 'aracı' olarak tanımlayarak sorumluluktan kaçınma eğiliminde olmaları. Yasa teklifinde, lisanslı faaliyetlerden doğan uyuşmazlıkların Türk hukuku çerçevesinde çözülmesi ve Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olması öngörülüyor. Ancak pratikte, dijital bir arayüz üzerinden yapılan rezervasyonlarda tüketici haklarının korunması, yasal metinlerdeki bu hükmün ne kadar etkili olacağına bağlı görünüyor.

Uçak Bileti ve Paket Tur Tartışması
Kanun teklifinin en dikkat çekici maddelerinden biri de seyahat bileşenlerinin birleşik satışına ilişkin kısıtlamaların gevşetilmesi. Teklife göre, yabancı platformların uçak bileti satışına da izin verilecek. Ulaşım ve konaklamanın birlikte satılması durumunda, bu satışlar 'paket tur' olarak sınıflandırılmayacak. Bu durum, acente hukuku açısından önemli bir boşluk doğuruyor.
Paket tur statüsündeki satışlarda acentenin sorumluluğu çok daha geniştir. Ulaşım ile konaklama arasındaki kopukluk, olası sorunlarda tüketiciyi zorda bırakabilir. Platformlar, bu düzenlemeyle hizmet yelpazesini genişleterek daha bütüncül bir seyahat deneyimi sunmayı hedeflerken, yerli acenteler bu durumun kendi iş modellerini daha da zorlayacağını düşünüyor. Dijitalleşen turizmde kurallar, hızla değişen bir piyasa dinamiğine ayak uydurmaya çalışıyor.
Ne Zaman Uygulanacak?
Komisyon görüşmeleri 6 Ekim 2026'da tamamlandıktan sonra teklif, genel kurul gündemine taşınacak. Kanunlaşma süreci ne kadar süreceği, siyasi takvime bağlı. Ancak sektör kaynakları, düzenlemenin kısa vadede yürürlüğe girmesi halinde Booking.com'un Türkiye içi rezervasyonlarını yeniden başlatabileceğini öngörüyor. Yurt dışından gelen rezervasyonlar bu düzenlemeden etkilenmeyecek, sadece yurt içi pazarın kapıları aralanacak.
Türkiye'nin dijital turizm altyapısı, bu yeni döneme hazır mı? Yerli acenteler, komisyon oranındaki düşüş ve hukuki belirsizlikler karşısında savunma pozisyonunda. Tüketiciler ise daha geniş seçenekler ve potansiyel fiyat avantajları ile karşı karşıya. 2026'nın son çeyreği, Türk turizminde dijital platformlar ile yerli acenteler arasındaki güç dengesinin yeniden şekillendiği bir dönem olarak tarihe geçebilir. Gözler, TBMM'nin bu konudaki nihai kararında.
Sık sorulan sorular

Keep subscribing to Mustafa ÖzkanHer next filing reaches you the moment it publishes, on her own subdomain.
Subscribe
