Günlük hayatın vazgeçilmezi olan kulaklıklar, tabletler ve piller gibi hızla tüketilen teknolojik ürünler, kullanım ömrünü tamamladığı anda çevre için büyük bir tehdide dönüşüyor. Yapılan değerlendirmelere göre elektronik atık miktarı dünya genelinde 54 milyon tonu aşmış durumda ve bu rakam her geçen gün artıyor.
Uzmanlar, bu atıkların rastgele atılmasının çevreyi kirlettiğini, ancak asıl önemli meselenin içlerinde bulunan kritik ve stratejik ham maddeler ile nadir toprak elementleri olduğunu vurguluyor. Bu elementlerin günümüzde dünyanın konuştuğu ana konulardan biri haline geldiği ve artık ülkelerin bekasını ilgilendirdiği belirtiliyor.
Çöpe giden bu atıklar yalnızca çevreyi kirletmekle kalmıyor, aynı zamanda küresel bir ham madde krizini de tetikliyor. Yeni teknolojilerin üretimi için gereken lityum, kobalt ve nikel gibi madenlerin temininin her geçen gün zorlaştığı kaydediliyor. Bu tablo, kaynakların yeniden kazanılmasını daha da kritik hale getiriyor.
Çözüm olarak şehirlerde biriken bu atıkların dönüştürülmesi gösteriliyor. Uzmanlara göre bir ton cevherden tenor olarak en fazla 20 ila 30 kilo neodyum elde edilebilirken, bir ton hard diskten yaklaşık 250 ila 300 kilo, yani yaklaşık 10 misli neodyum çıkarılabiliyor. Bu da elektronik atıkların ne denli zengin bir kaynak olduğunu ortaya koyuyor.
Elektronik malzemelerin içinde altın, gümüş ve paladyum gibi değerli madenler de bulunuyor. Bu nedenle geri dönüşüm bilincinin yalnızca çevresel değil, stratejik sektörlerin de kaderini belirlediği ifade ediliyor. Doğru işlendiğinde bu atıkların milyarlarca liralık bir ham madde kaynağına dönüştüğü belirtiliyor.
Özellikle savunma sanayisi ve yüksek teknoloji içeren robotik sistemlerde kullanılan nadir elementler, bu atıklardan yüksek verimle kazanılabiliyor. Bir ürünü üretebilseniz bile, o ürün için gereken ham madde başka bir ülkenin elindeyse temininin mümkün olmayabileceği, bunun hem savunma sanayisi hem de normal teknoloji için kritik bir konu olduğu kaydediliyor.
Türkiye'de yıllık elektronik atık miktarının 1 milyon ton civarında olduğu belirtiliyor. Maden Tetkik ve Arama ile TÜBİTAK gibi kurumların altyapısıyla bu atıkların milli servete dönüştürülebileceği, sürecin ise temelde evlerdeki çöplerin doğru bir şekilde ayrıştırılmasından geçtiği vurgulanıyor.
