Dolar/TL 2026 yılbaşından bu yana yüzde 14,65 değer kazandı. Petroldeki ani hareketlilik ve altındaki toparlanma, yeni haftanın en kritik başlıkları arasında.
Borsa İstanbul'da yeni haftanın ilk işlemlerinde dolar, 49,35 TL seviyesini zorlayarak 2026 yılının en yüksek bölgesinde işlem görmeye devam ediyor. Bloomberg HT'nin 12 Ekim Pazartesi sabahı yayımladığı verilere göre dolar, yılbaşındaki 43,03 TL'den bu yana yüzde 14,65'lik sert bir değer artışı kaydetti. Bu tablo, Türk lirasının bu yıl içinde yaşadığı en ciddi değer kaybını gözler önüne seriyor.
Ancak asıl şok, yıllık performans rakamlarında yatıyor. Aynı kaynaklara göre dolar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 17,97 prim yapmış durumda. Euro ise 55,32 TL ile yılbaşından bu yana yüzde 9,62, sterlin ise 65,45 TL ile yüzde 12,93 değer kazandı. Piyasalar, bu hafta açıklanacak enflasyon verileri ve ABD banka bilançolarını beklerken, liranın sepet karşısındaki konumu kritik bir eşikte duruyor.
Petrol Fiyatındaki Çelişki: Ateşkes mi, Saldırı mı?
Döviz kurlarındaki bu sert hareketin arkasındaki en büyük itici güç, petrol piyasasındaki son 24 saatlik gelişmeler oldu. Nefes.com.tr'nin aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ve Ukrayna arasında enerji altyapılarına yönelik saldırıların durdurulması konusunda bir ateşkes sağlandığını açıkladı. Bu haberin ardından Brent petrol fiyatı gün içinde 102,48 dolara kadar geriledi.
Ancak tablo kısa sürede tersine döndü. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın ateşkesi ihlal ettiğini ve Harkiv'deki bir elektrik santraline saldırı düzenlendiğini bildirdi. Bu gelişmeyle birlikte petrol fiyatı saat 18.00 itibarıyla 106,8 dolara yükseldi. Hafta sonu İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'daki enerji tesislerini hedef alması da jeopolitik risk primini artıran bir diğer faktör. Akaryakıta yeni bir zam beklentisi, bu fiyat hareketliliğiyle birlikte yeniden masaya yatırılıyor.

Altın ve Gümüşte Sessiz Toptan Alım
Doların güçlenmesine rağmen altın, beklenen sert düşüşü yaşamadı. Sozcu.com.tr'nin haberine göre ons altın, Asya piyasalarında 4.217 dolara kadar çıkarak son haftaların en yüksek seviyesini gördü. Geçen çarşamba günü 4.066 dolara kadar gerileyen değerli metal, o tarihten bu yana yaklaşık yüzde 3,7'lik bir toparlanma kaydetti.
Bu yükselişi destekleyen üç temel faktör öne çıkıyor. Birincisi, ABD'nin 10 yıllık tahvil getirilerinin yüzde 5,36'dan yüzde 5,23'e gerilemesi. İkincisi, doların son dönemdeki yükselişinin ivme kaybetmesi. Üçüncüsü ise petrol fiyatlarındaki değişkenliğin enflasyonist baskıları yeniden gündeme getirmesi. Gümüş de benzer bir toparlanma yaşayarak 58,46 dolardan 61,20 dolara yükseldi. Yatırımcılar, çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verilerini beklerken, güvenli liman talebinin altın üzerinde baskı kurmaya devam ettiğini görüyoruz.

Rusya'nın Asya'ya Dönüşü ve Ticaret Dengesi
Makroekonomik tabloya baktığımızda, Rusya'nın dış ticaret verileri küresel enerji dinamiklerindeki kaymayı net biçimde gösteriyor. Bloomberg HT'nin aktardığı FTS verilerine göre, Rusya'nın Ocak-Ağustos dönemindeki dış ticaret fazlası yüzde 16,4 artarak 102,9 milyar dolara ulaştı. Dış ticaret hacmi ise yüzde 13,75 artışla 505,5 milyar doları aştı.
Asıl dikkat çeken rakam, Rusya'nın Asya ülkeleriyle olan ticaret hacminin 381,8 milyar dolara çıkması. Asya'nın toplam dış ticaretteki payı yüzde 75,5'e ulaşırken, Avrupa'nın payı yüzde 17,5'e geriledi. Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımların ardından Rusya'nın ticaret eksenini doğuya kaydırması, küresel petrol ve gaz tedarik zincirlerinde kalıcı bir yapısal değişime işaret ediyor. Bu durum, uzun vadede enerji fiyatları ve döviz kurları üzerindeki etkisini sürdürmeye devam edecek.

Yerel Piyasalarda Sessizlik mi, Fırtına Öncesi mi?
Türkiye iç piyasasında ise THYAO hisseleri yüzde 0,61'lik düşüşle 285,75 TL'den işlem görüyor. MyNet finans verilerine göre hisse, son bir yılda 355,50 TL ile en yüksek seviyesini gördükten sonra 285 TL bandında dengelenmeye çalışıyor. 4,4 milyar TL'lik işlem hacmi, yatırımcıların havacılık sektörüne olan ilgisini sürdürdüğünü gösterse de, döviz kurlarındaki yükseliş şirketin maliyet yapısı üzerinde baskı oluşturuyor.
Tarım tarafında ise TİGEM, 2 bin 116 ton mahsul buğdayı 20 Ekim'de Lüleburgaz Ticaret Borsası'nda açık artırmayla satacak. Ekonomi.com'un aktardığı bu gelişme, gıda enflasyonu üzerinde sınırlı da olsa bir dengeleyici etki yaratabilir. Ancak doların 49 TL'nin üzerinde seyretmesi, ithal girdi maliyetlerini artırarak enflasyonist baskıyı canlı tutuyor. Bu hafta açıklanacak eylül enflasyon verileri, hem doların hem de altının yönünü belirleyecek en kritik veri olacak.
Sık sorulan sorular

Keep subscribing to Zeynep DoğanHer next filing reaches you the moment it publishes, on her own subdomain.
Subscribe
