Türkiye, İstanbul'daki zirvede tanıtılan 2026-2030 Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planını dört temel sütun üzerine kurdu. Plan, beş milyon vatandaşa eğitim, yerli dil modelleri ve büyük altyapı yatırımlarını hedefliyor.
Türkiye, yapay zeka alanında dünya ile yarışabilmek için kapsamlı bir yol haritası hazırladı. Kısa süre önce açıklanan yeni eylem planı, ülkenin bu alandaki hedeflerini ve önceliklerini oldukça net bir biçimde ortaya koyuyor.
Plan yalnızca teknik bir belge olmanın ötesinde, ulusal bir strateji niteliği taşıyor. Amaç, bu teknolojinin sunduğu fırsatlardan en iyi şekilde yararlanmak ve ülkeyi bu alanda çok daha güçlü bir konuma taşımak.
Dört temel sütun

2026-2030 dönemini kapsayan Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı, 26 Haziran 2026 tarihinde İstanbul'da düzenlenen zirvede tanıtıldı. Tanıtıma Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve üst düzey yetkililer de katıldı.
Plan, birbirini tamamlayan dört temel sütun üzerine kurulu. Bu sütunlar sırasıyla keşfetme, yararlanma, üretme ve yönetme başlıkları altında toplanıyor. Her biri, stratejinin farklı bir yönünü güçlendirecek şekilde tasarlandı.
Beş milyon vatandaşa eğitim
Keşfetme başlığı altında en dikkat çeken hedef, eğitime yapılan güçlü vurgu. Ulusal bir okuryazarlık programı kapsamında iki yıl içinde beş milyon vatandaşa bu alanda temel bir eğitim verilmesi planlanıyor.
Bunun yanında 10 bin ileri düzey uzman ile 100 bin uygulama uzmanı yetiştirilmesi hedefleniyor. Ayrıca kamuya ait en az 2 bin veri kümesini erişime açacak bir Ulusal Veri Kütüphanesi de kurulacak.
Üretim ve büyüme alanları
Üretme başlığı ise ülkede yerli çözümlerin geliştirilmesini amaçlıyor. Bu kapsamda, yatırıma hazır kampüsler ve hızlı prototipleme imkanları sunan yapay zeka büyüme alanları oluşturulması öngörülüyor.
Bu alanların desteklenmesi için de iki ayrı fon devreye girecek. Ulusal Yapay Zeka Araştırma Fonu ve Yapay Zeka Büyüme Fonu, girişimlere ve araştırmacılara kaynak sağlayacak şekilde tasarlandı.
On milyar dolarlık yatırım hedefi
Planın yönetme başlığı altında ise oldukça iddialı bir yatırım hedefi yer alıyor. Bu kapsamda, altyapı için özel sektörden en az 10 milyar dolarlık bir yatırımın harekete geçirilmesi amaçlanıyor.
Altyapı tarafında somut bir hedef de belirlendi. Ülkenin veri merkezi kapasitesinin 2030 yılına kadar en az 1 gigavata çıkarılması planlanırken, İstanbul da uluslararası bir vitrin merkezi olarak konumlandırılıyor.
Türkçe dil modelleri
Planın en dikkat çeken yönlerinden biri de yerli dil modellerine verilen önem. Bu alanda TÜBİTAK'ın çalışmalarının yanı sıra, T3 Vakfı ile savunma şirketi Baykar iş birliğiyle geliştirilen modeller öne çıkıyor.
Bunlara ek olarak, HAVELSAN'ın 9 milyar parametreli modeli de önemli adımlar arasında sayılıyor. Ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı ile birlikte ortak bir dil modeli geliştirilmesi de gündemde yer alıyor.
Ne anlama geliyor
Bu adımların etkisinin yalnızca teknoloji ile sınırlı kalmayacağı düşünülüyor. Yetkililere göre planın, uzun vadede ekonomiye 1 trilyon liranın üzerinde bir katma değer kazandırması bekleniyor.
Önümüzdeki yıllar, bu hedeflerin ne ölçüde hayata geçirileceğini gösterecek. Şimdilik açık olan şey ise, Türkiye'nin bu yarışta geride kalmak istemediği ve kendi gücünü inşa etmeye kararlı olduğu.
Türkiye için dengeli bir bakış.
Burada Türkiye hakkında çok şey öğrendim.
İyi nokta.

Keep following Elif ŞahinHer next filing reaches you the moment it publishes, on her own subdomain.
Follow