Sonbaharda sofralara dönen kuruyemiş, bilimin giderek daha çok önemsediği bir besin. PREDIMED çalışmasında günde 30 gram karışık kuruyemiş kalp olaylarını yüzde 28 azalttı. Dünya fındığının yüzde 70'ini üreten Türkiye için ayrıca özel bir konu. İşte bir avuç kuruyemişin sağlığa kattıkları.
Sonbahar geldiğinde Türkiye'nin sofralarına ve çay saatlerine yeniden eski bir dost katılır, kuruyemiş. Fındık, ceviz, badem ve Antep fıstığı yalnızca keyifli birer atıştırmalık değil, aynı zamanda bilimin son yıllarda giderek daha çok üzerinde durduğu, sağlığa faydası büyük besinlerdir.
Küçük ama güçlü besinler
Kuruyemişler boyutlarına göre şaşırtıcı derecede besleyicidir. İçerdikleri sağlıklı doymamış yağlar, bitkisel protein, lif, E vitamini ve magnezyum gibi mineraller sayesinde, küçük bir avuç bile vücuda yoğun bir besin desteği sunabilir, üstelik doğal ve işlenmemiş bir biçimde.
İşte tam da bu zengin içerik, bilim insanlarının kuruyemişlere olan ilgisini açıklıyor. Son yıllarda yapılan çok sayıda araştırma, düzenli ama ölçülü kuruyemiş tüketiminin kalp, damar ve hatta beyin sağlığı üzerinde belirgin olumlu etkileri olabileceğini ortaya koyuyor.
Kalbe iyi geliyor
Kanıtların en güçlü olduğu alan kalp sağlığı. Akdeniz diyetini inceleyen büyük PREDIMED çalışmasında, günde yaklaşık otuz gram karışık kuruyemiş tüketen kişilerde, beş yıllık süre boyunca ciddi kalp ve damar olaylarının yüzde yirmi sekiz oranında azaldığı görüldü.
Diğer geniş çaplı analizler de benzer bir tabloyu doğruluyor. Günde yaklaşık yirmi sekiz gramlık kuruyemiş tüketiminin, kalp damar hastalığı riskini yaklaşık yüzde yirmi bir, genel ölüm riskini ise yüzde yirmi iki oranında düşürebildiği hesaplanıyor. Sayılar küçük bir alışkanlığın büyük etkisini gösteriyor.
Bir avuç yeter
Ancak burada anahtar kelime ölçü. Kuruyemişler besleyici olduğu kadar kalorisi yüksek besinlerdir, bu yüzden günde bir avuç, yani yaklaşık yirmi sekiz ila otuz gram, çoğu uzmanın önerdiği makul bir miktardır. Amaç fazlasıyla değil, düzenli ve dengeli tüketmektir.
Nasıl tüketildiği de önemlidir. En sağlıklısı, tuzsuz ve yağda kavrulmamış, doğal haldeki kuruyemişlerdir. Cips ve benzeri işlenmiş atıştırmalıkların yerine bir avuç çiğ veya az kavrulmuş kuruyemiş koymak, hem daha doyurucu hem de çok daha sağlıklı bir seçim olur.
Türkiye'nin fındık zenginliği
Bu besinler söz konusu olduğunda Türkiye'nin özel bir yeri var. Ülke, dünyanın en büyük fındık üreticisi olup küresel üretimin yaklaşık yüzde yetmişini tek başına karşılıyor. Karadeniz kıyıları, kiraz, incir ve kayısıda olduğu gibi, fındıkta da Türkiye'yi dünyanın lideri yapıyor.
Fındık, sağlıklı yağları ve yüksek E vitamini içeriğiyle öne çıkar. Bu güçlü antioksidan, hücreleri hasara karşı korumaya yardımcı olur. Türk mutfağının vazgeçilmezi olan fındık, hem tek başına hem de tatlılardan kahvaltılıklara kadar sayısız lezzetin içinde kendine yer bulur.
Cevizin beyne dokunuşu

Ceviz ise kendine has bir yıldızdır. İçerdiği alfa linolenik asit, bitkisel bir omega üç yağ asididir ve iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olduğu belirtilir. Cevizin ayrıca E vitamininin özel bir biçiminden ve çeşitli minerallerden zengin olması, onu beyin ve kalp için değerli kılar.
Badem ve Antep fıstığı da bu değerli aileyi tamamlar. Her birinin kendine özgü besin profili vardır, ama ortak nokta hepsinin sağlıklı yağlar, lif ve önemli mineraller açısından zengin olmasıdır. Çeşit çeşit kuruyemişi birlikte tüketmek, bu faydaları daha da artırabilir.
Dikkat edilmesi gerekenler
Yine de bazı noktalara dikkat etmek gerekir. Aşırı tuzlanmış, şekerle kaplanmış veya bol yağda kızartılmış kuruyemişler faydalarının bir kısmını yitirir. Ayrıca nemli koşullarda bozulabildikleri için doğru saklanmaları, alerjisi olanların ise dikkatli olması büyük önem taşır.
Sofranın eski dostu
Sonuçta kuruyemiş, Türk sofralarının yüzyıllardır değişmeyen bir parçasıdır. Bir tabak fındık ya da ceviz, misafirperverliğin ve paylaşmanın da simgesidir, ve bugün bilim bu köklü alışkanlığın aslında ne kadar akıllıca olduğunu doğruluyor.
Bu yüzden, önümüzdeki sonbahar akşamlarında bir avuç kuruyemişe uzanmak için artık bir nedeniniz daha var. Ölçüsünü kaçırmadan tüketildiğinde, bu küçük ve mütevazı besinler, kalbimize, beynimize ve genel sağlığımıza yapabileceğimiz en keyifli yatırımlardan biri olabilir.

Keep subscribing to Osman AninHer next filing reaches you the moment it publishes, on her own subdomain.
Subscribe
