Sonbaharla birlikte güneş zayıflıyor ve Türkiye'de vücudun D vitamini deposu azalmaya başlıyor. Hava kirliliği tabloyu ağırlaştırırken, uzmanlar kışa girmeden önlem alınmasını öneriyor.
Yaz biterken ve günler kısalırken, uzmanların uzun süredir uyardığı sessiz bir sorun yeniden gündeme geliyor. Sonbaharın gelişiyle birlikte vücudun D vitamini deposu yavaş yavaş azalmaya başlıyor.
Bu durumun en önemli nedeni güneş. D vitamininin büyük bölümü cildin güneş ışığıyla temasında üretildiği için, güneşin zayıfladığı aylar doğrudan vücuttaki seviyeleri belirgin şekilde etkiliyor.
Ekimden marta uzanan riskli dönem
Sağlık kaynaklarına göre Türkiye'de ekim ayından mart ayına kadar olan dönemde güneş ışınlarının açısı, ciltte yeterli D vitamini üretimini sağlayacak güçte olmuyor. Bu da uzun bir riskli pencere anlamına geliyor.
Bu aylarda vücut, ihtiyaç duyduğu D vitaminini büyük ölçüde besinlerden ve gerektiğinde takviyelerden karşılamak zorunda kalıyor. Yaz boyunca biriken depolar ise zaman içinde giderek eriyor.
Üstelik yeni bir araştırma, yaz aylarında güneşe çıkmanın bazı kişilerde seviyeleri yeterince yükseltmeye yetmeyebileceğini ortaya koyuyor. Yani herkes için güneş tek başına güvenli bir çözüm olmayabiliyor.
Eksikliğin sinsi sonuçları
D vitamini eksikliği çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor, ancak etkileri geniş bir alana yayılıyor. En bilinen sonucu, kemiklerin zayıflaması ve kırılganlığın artması olarak öne çıkıyor.
Bunun yanında vücudun enfeksiyonlara karşı direncinin azalması, kalp ve damar hastalıkları riskinin yükselmesi ve mevsimsel depresyon gibi sorunlar da eksiklikle ilişkilendiriliyor.
Çocuklarda büyüme geriliği ve kemik gelişimi sorunları görülebiliyorken, yaşlılarda tablo daha da ciddileşiyor ve osteoporoz yani kemik erimesi riski belirgin biçimde artabiliyor.
Hava kirliliği güneşi de perdeliyor
Sorunu büyüten bir başka etken ise hava kirliliği. Temiz Hava Hakkı Platformu'nun altıncı Kara Raporu'na göre Türkiye nüfusunun yüzde 92'sinden fazlası, Dünya Sağlık Örgütü standartlarına göre kirli hava soluyor.
Kirli havadaki partikül maddeler ve gazlar, D vitamini üretimi için gerekli olan UVB ışınlarını adeta bir perde gibi engelliyor. Kalp ve damar uzmanı Prof. Dr. Nevres Koylan da kirlilik arttıkça sentezin azaldığını belirtiyor.
Böylece büyük şehirlerde yaşayanlar çift yönlü bir dezavantajla karşılaşıyor. Hem güneşin zayıfladığı aylara giriliyor hem de kirlilik, yeryüzüne ulaşan az sayıdaki faydalı ışını daha da azaltıyor.
Kimler daha fazla risk altında
Herkes aynı ölçüde etkilenmiyor. Kapalı ortamlarda uzun saatler geçirenler, güneşe az çıkanlar, ileri yaştaki bireyler ve kronik hastalığı olanlar eksiklik açısından öncelikli risk grubunu oluşturuyor.
Cildi güneşten koruyan giyim tarzları ve koyu ten rengi de üretimi bir miktar sınırlayabiliyor. Bu nedenle risk grubundaki kişilerin seviyelerini bir hekim aracılığıyla takip ettirmesi öneriliyor.
Sonbaharda seviyeyi korumanın yolları

Uzmanlar öncelikle dengeli beslenmeye dikkat çekiyor. Yağlı balık, yumurta ve D vitamini eklenmiş gıdalar, bu dönemde vücuda destek sağlayan başlıca besin kaynakları arasında yer alıyor.
Bunun yanında hekim önerisiyle alınan takviyeler ve havanın uygun olduğu günlerde öğle saatlerinde kısa süreli güneşlenme faydalı olabiliyor. Önemli olan, eksikliği kışa girmeden fark edip önlem almak.
Burada D vitamini hakkında çok şey öğrendim.
D vitamini: başka yerlerden daha iyi işlenmiş.
Detaylar için teşekkürler.

Keep subscribing to Osman AninHer next filing reaches you the moment it publishes, on her own subdomain.
Subscribe
