Türkiye, 2026-2030 dönemi için kapsamlı bir yapay zekâ eylem planı açıkladı. Veri merkezlerinden uzman yetiştirmeye kadar öne çıkan teknik ve yatırım hedeflerini derledik.
Türkiye, yapay zekâ alanında önümüzdeki yıllara yön verecek kapsamlı bir yol haritası ortaya koydu. 2026-2030 dönemini kapsayan eylem planı, veri merkezlerinden uzman yetiştirmeye ve yatırım hedeflerine kadar oldukça geniş bir alanı içeriyor. Bu yazıda, planın öne çıkan teknik ve ekonomik hedeflerini, kamuya açıklanan bilgilere dayanarak mümkün olduğunca sade bir dille derledik.
Kapsamlı bir eylem planı
Habercilere göre, söz konusu plan 2026-2030 yıllarını kapsıyor ve toplam 16 eylemden oluşuyor. Planın, yapay zekâ yeteneklerini keşfetmek, bunlardan faydalanmak, üretmek ve yönetmek şeklinde dört ana eksen üzerine kurulduğu belirtiliyor. Bu yapı, ülkenin hem teknolojiyi kullanma hem de kendi çözümlerini üretme hedefini bir arada gözettiğini açıkça gösteriyor.
Veri merkezi hedefi

Eylem planına göre, en dikkat çeken hedeflerden biri veri merkezi kapasitesiyle ilgili. Plan, ülkenin veri merkezi gücünü 2030 yılına kadar 1 gigavat düzeyine çıkarmayı öngörüyor. Büyük yapay zekâ modellerinin eğitilmesi çok yüksek işlem gücü gerektirdiği için, bu tür bir altyapı kapasitesi projelerin başarısı açısından son derece kritik bir öneme sahip.
On milyar dolarlık yatırım
Habercilere göre, altyapının güçlendirilmesi için ciddi bir kaynak hedefleniyor. Plan kapsamında veri merkezleri, bulut ve yapay zekâ altyapısı için en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi amaçlanıyor. Bu yatırımın büyük ölçüde özel sektör eliyle gerçekleştirilmesi planlanıyor ve ilgili programın uzun vadeli bir bakış açısıyla tasarlandığı ifade ediliyor.
Uzman yetiştirme hamlesi
Eylem planına göre, insan kaynağına da büyük önem veriliyor. Plan, 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanının yetiştirilmesini ve buna ek olarak 100 bin uygulama profesyonelinin kazandırılmasını hedefliyor. Bu rakamlar, teknolojiyi yalnızca dışarıdan almak yerine, ülke içinde bu alanda çalışabilecek nitelikli bir iş gücü oluşturma isteğini açık biçimde ortaya koyuyor.
Toplumsal okuryazarlık
Habercilere göre, plan yalnızca uzmanlarla sınırlı kalmıyor, geniş kitleleri de kapsıyor. İki yıl içinde 5 milyon vatandaşa yapay zekâ okuryazarlığı eğitimi verilmesi hedefleniyor. Ayrıca ülke genelinde 81 ilde okuryazarlık atölyelerinin düzenlenmesi öngörülüyor. Böylece teknolojinin sadece belirli bir kesimin değil, toplumun genelinin erişimine açılması amaçlanıyor.
Açık veri seferberliği
Eylem planına göre, yapay zekâ gelişimi için gerekli olan verilere erişim de öncelikler arasında yer alıyor. Plan, Ulusal Veri Kütüphanesi aracılığıyla en az 2 bin kamu veri setinin erişime açılmasını hedefliyor. Kaliteli ve erişilebilir verinin, güçlü modeller geliştirmenin temel taşlarından biri olduğu düşünüldüğünde, bu adımın önemi daha da belirgin hâle geliyor.
Kamu yatırımlarında pay
Habercilere göre, plan kamu kaynaklarının kullanımına da doğrudan dokunuyor. Kamu yatırım programlarında yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 oranında pay ayrılması öngörülüyor. Bu tür bir düzenleme, yapay zekânın devletin farklı kurumlarında sistematik biçimde yaygınlaşmasını ve bu projelerin sürekli bir kaynağa kavuşmasını sağlamayı amaçlıyor.
Türkçe dil modeli
Eylem planına göre, dijital egemenlik açısından öncelikli konulardan biri de Türkçe büyük dil modelinin geliştirilmesi. Habercilere göre, ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerle birlikte Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil ailelerini kapsayan ortak bir büyük dil modeli hazırlanması ve bu modelin ilk sürümünün 2027 sonuna kadar kullanıma alınması planlanıyor.
Girişimlere destek
Habercilere göre, plan yeni fikirlerin önünü açmayı da hedefliyor. Bu kapsamda girişimler ve akademi için yapay zekâ büyüme ve araştırma fonları oluşturulması öngörülüyor. Ayrıca öncelikli sektörlerde en az 5 düzenleyici deneme alanı, yani kontrollü test ortamları kurulması planlanıyor. Bu ortamlar, yeni ürünlerin güvenli bir biçimde denenmesine imkân tanıyor.
Neden önemli
Bütün bu hedefler bir araya geldiğinde, ortaya dışa bağımlılığı azaltma ve kendi teknolojik kapasitesini kurma yönünde net bir niyet çıkıyor. Yapay zekâ gibi hızla gelişen bir alanda altyapıyı, insan kaynağını ve veriyi aynı anda güçlendirmek uzun vadeli bir strateji gerektiriyor. Planın gerçek değeri ise elbette bu hedeflerin uygulamada ne kadar hayata geçirileceğine bağlı olacak.
Önümüzdeki yıllar
Sonuç olarak, 2026-2030 yapay zekâ eylem planı, Türkiye'nin bu alandaki iddiasını somut rakamlarla ortaya koyan kapsamlı bir çerçeve sunuyor. Veri merkezleri, uzman yetiştirme, açık veri ve yerli modeller gibi başlıklar, teknolojiyi ekonomik kalkınmayla birleştirme çabasını yansıtıyor. Belirlenen hedeflere ne ölçüde ulaşılacağını ise önümüzdeki yıllar içinde hep birlikte göreceğiz.

Keep subscribing to Elif ŞahinHer next filing reaches you the moment it publishes, on her own subdomain.
Subscribe
